1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. 8 Temel Duyu Organımız Nedir? 5 Duyu Nedir? Duyusal Hassasiyet Nedir?

8 Temel Duyu Organımız Nedir? 5 Duyu Nedir? Duyusal Hassasiyet Nedir?


Duyu organımız ve işlevleri için benzetmelerle başlayalım. İnsan büyük bir kurulu makine gibidir. Her bir parçası bir duyu organımızı ifade eder. 8 temel duyu organımız nedir ? ve bunun içinde yer alan 5 duyu nedir hatta bizim yaşamımızı kabusa çeviren 5 duyusal hassasiyet ile yazımıza başlayalım.

Duyu dediğimiz bizim dış dünya ile beyin bağlantısıdır. Bunu sağlayan bir çok organımız var. İlerleyen bölümlerde 5 duyu nedir ve işlevlerinden bahsedeceğiz. En sonunda asıl konumuz olan duyusal hassasiyet nedir’e değineceğiz.

Bilinenin aksine inansın bedeninde 8 duyu bildirim merkezi vardır. Bu duyular içinde insanın tüm fiziksel ve duygusal hareketleri anlam bulur.

Çocukken birçoğumuza bu çocuk çok hareketli yerinde duramıyor diyenler olmuştur. Hatta bazı oyunları o kadar içten oynarız ki bütün duyu organlarımız işin içine giriverir. Hani ruhunu vererek yapma. Bazen de sesten ışıktan korkup hayvandan ürküp kaçarız. İşte bunların nedenleri var geçmiş yaşantı ya da duyu organlarının eşikleriyle alakalıdır. Tepkilerimizi yöneten beyin beyne sinyal gönderen duyu organlarımızdır.  İşte tüm bunlar Uzman Duyu Bütünleme Terapistlerine göre duyusal hassasiyetle alakalıdır.  

Çocuklarımız bu doğanın bu evrenin bir parçasıdır. Yaşarken öğrenirler.Büyüyerek sınırlarını ve bedenleriyle beraber beyinlerini de geliştirler.Yazımızın temelini oluşturacak duyu organlarımız ve onun ana yönetim merkezi olan beyinden bahsedelim.

İnsan beyni bir yönetim merkezidir. Bütün içsel ve dışşal bilgi alış verişi yaşamsal tecrübe, çözüm önerileri. Bir bilgisayarın işlemcisi gibidir. Çok hızlı çalışır. Anlık tepkiler ve tepkimeler ile cevap verir. Duyu organımız ile alının bir somut tepki işlemci ile anlamlı hale getirilir.

 Beyinimizda nöronlar dediğimiz bilgi odacıkları bulunur. Bu odacıklar duyu organımızdan gelen her türlü duyusal işlemi kayıt eder anlamlandırır ve işler. Daha sinasplar dediğimiz birbiriyle farklı nöronlar arası bağlantı yolları oluşturur. Beyin bunu yaparken anlamsal çözüm tanıma sağlar.

Daha iyi anlamak için bir örnek verelim. Duyu organımız tarafından algılanan bir durum seçelim. Mesela bir  Likapa diyelim. Eğer beyin daha önce Likapa kelimesi ve onun beyinde oluşturduğu örüntüyle karşılaştıysa belli bir süre içerisinde onu bize getirecektir. Anlamlandıracaktır. Önce işitsel olarak aldığınız bu  nesne duyu organımız tarafından işlenecektir. Eğer şekil -görsel-  olarak da daha önce karşılaştıysak öğrenme hatırlama sürecimiz daha hızlı olacaktır.

Beyin müthiş hızlı çalışan bir makineden daha üstün. Bu günün teknolojisinde yer alan arama motorlarından daha hızlı işlemciye sahip. Uzmanlara göre beyinde milyarlarca nöron mevcut ve onların birbirine bağlayan-anlamlandıran sinaps var. Ben bu durumu keşfedilmeyi bekleyen evrenin sırları gibi görüyorum. Duyu organımız da bu süreçlerin temeli. Bazen görünen bazen görünmeyen yüzü.

duyu organımız

Bedenimiz bir bütün ve biz duyu organlarıyla varız.  Bizim anlamlı özel dünya oluşturmamız parmak izi gibi. Yaşantılara verdiğimiz cevaplarda saklı. Hiç karşılaşmadığımız bi şeyi bile beyin bir şeylere benzeterek anlamlandırıyor. Duyu organlarıyla dokunarak ya da görerek, tıklatarak anlamlandırmaya çalışıyor.

Temel beyin ve duyu organlarından kısa bahsettikten sonra 8 duyu organımızdan bahsedeceğiz. Bunu yaparken önce bizim bildiğimiz 5 duyu nedir diyerek başlayacağız.

5 Duyu Nedir?

İnsan bedenin temel beş duyu organı var ve 5 temel duyu nedir? Nasıl çalışır? Beyin ile işlevi nedir? Bu tip temel sorulara 5 temel duyu nedir diyerek başlayalım. Temel duyu organımız olan 5 duyudan sonra başka duyulardan da bahsedeceğiz. Bunlar içsel duyularımız olan bedenin içindeki duyu organımız-duyu algısı- olan 3 tanesinden daha bahsedeceğiz.  Yani toplamda 5 duyu nedir ile başlayıp 8 duyu organımız– algımızdan bahsedeceğiz.

1.Görme Duyusu: 

En temel görüntü duyu organımızdır. Beş duyu organının birincisidir. Dünyayı yaşayarak anlamlandırmada birincil işlevdedir. Duyu organımız göz işle alınan görüntü beyne gönderilir. Görme işlevi için ışık olmalıdır. Beyin nesneleri örüntü işlevine uygun olarak dış dünyadan göz ile alır ve onu iç nöronlarla ilişkilendirerek yerin oturtur.

İlk defa karşılaşılan örüntünün beyinde yeni nöron üretmesi ya da nöron bulması gerekir. Daha sonra sinapslar arasında bağlantı ile onu uygun yere yerleştirmesi şarttır. İleride işleyeceğimiz hafıza  duyu organlarımız ile alına çokluğunu öğrenme yöntemi üzerinde etkisine ve duyu organı çokluğu üzerine ayrıca duracağız.

 5 duyu organının dış dünya fotoğraf hanesi gözümüzdür. Şekiller, uzaklık yakınlık, biçimler renkler tonlar hep gözle alınır. Beyinde onun işlenmesi için milyonlarca anlamlı nöron oluşur.

2.İşitme Duyusu:

Ses temelli duyu organımızdır. 5 duyu organımızın ikincisidir. Nesnelerin çıkardığı sesleri kulak yoluyla algılayan beyin içinde bulunan nöronlar ile anlamlandıran yerdir. İşitme duyusu aynı zamanda konuşma-oral motor gelişimi de sağlar.

 Duyu organımız olan işitme aynı zamda iletişimin ana unsuru olan konuşmayı da sağlıyor. Duymak sessel olarak dış dünyayı anlamlandırmaktır. Aynı zamanda bütün nöronlarda her nesnenin çıkardığı ses düzeyi ve tınısı desibel-frekans aralıkları vardır. Kulak reseptörler aracılığıyla aldığı tınıları beyindeki ilgili bölüme gönderir. Sesin geldiği nesne yön frekans ayarı işlenir.

3.Tatma Duyusu:

Oral temelli duyu organımızdır. Ağız çocukluktan başlayarak nesneleri tanıma anlamlandırma organıdır. Ağız içinde bulunan reseptörler ve Tat reseptörleri sayesinde öğreniriz. Nesnelerin hem şekil hem sertlik hem de tadını oral hareketler ile öğreniriz. Duyu organımız içinde  iki işlevli  5 duyu organından biridir.

Çevresel etkileri nesnelerin tadı-tuzu-ekşiliği- acılığı-aroması-şeffaflığını bu duyu organımız işle anlarız. Ağız içinde gelişimin ana unsuru oluşturur.

4. Koku Duyusu:

Burun işlevli temel duyu organımızdır. Nesnelerin kokusunu beyne ileten reseptörler sağlarız. Beş duyu organı içinde beyne en hızlı ulaşan duyusal sistemdir. Nesnelerin yaydığı kendi kokuları ile içinden ve dışında çıkan kokular da olabilir.

Kokular yanık, pişme gibi kimyasal ve doğal olabileceği gibi hassas burunlar ile keskin de olabilir. Bazı insanlar da bu duyu çok daha hassastır. Bu nedenle tüm kokuları çok keskin şekilde alabilirler.

 Kokular zehirli ve zararlı olabileceği için beynin en hızlı hatırlama sonucu tepki ürettiği duyudur. Daha önce karşılaşılmış bir koku ise beyin onu anlamlandırmıştır. Hemen yanıt verebilir. Bazen farklı kokuların kokusunu bile anlayabilir. Mesela bir parfüm içinde yer alan farklı koku temellerini duyu organımız far edebilir.

5. Dokunma Duyusu:

Tensel dediğimiz ve vücudumuzun her yerinde bulunan  beş duyu içinde en önemlisidir. Bedenin her yerinde bulanan reseptörler ile beyne-nörolara sinyal gönderilir. Nesneler tanınır. Nöronlar arsında sinapslarla bağlantı kurulur. Varlıklar bu duyu organımız sayesinde anlamlandırılır. İnsan bedenindeki en aktif ve en güçlü duyudur.dış dünyayı tanımada sıcak soğuk, sert yumuşak gibi algıyı oluşturan sistemdir. Birazdan bahsedeceğimiz duyusal hassasiyet içinde en etkin özellikleri barındıran en temel duyu organımızdır. 

Temel duyu içerisinde en belirgin gelişim sağlayan her yerimizde bulunan duyudur. Embriyo iken başlayan süreçleri içerir. Anne karnında dokunma duyusu gelişmeye başlar.

6.Vestibuler Duyu: (denge-hız-hareket)

5 duyu nedir

Dışsal denge duyumuzdur. Çevresel mesafedir. Salıncakta mide bulantısı, yükseklik korkusu kaçma nedenleri bunlardır. Yüksekten atlamaktan korkma gib mesafe-beden dengesidir.

Çarpma, sakarlık, kırmak gibi büyüme atağına benzer. Sürekli bir beceriksizlik vardır. Mesela kafamızı sürekli dolapların kapağına çarpma. Mesafe ayarını denge ayarının sorunudur. Vestibuler duyu organımız ile beyin asındaki temel sorun nedenidir. Basit ve aşamalı pratikler yapılmalıdır. Yüksekte yürümek- kaldırım kenarı- gibi basit işlemler ile işe başlanabilir.

7. İnteroseptif  Duyu: (iç organ duyuları)

Yeme, içme, terleme gibi iç organ ların verdiği uyarılardır. Duyu organımız bu kez iç gerçek organalrdır. Mide ağrısı, baş ağrısı, kalp çarpıntısı gibi organların sonuçsal göstergeleridir. Bu organlar genelde bedendeki aksaklık ya da eksiklik – mikrop-virüs etkenli tepkimler verirler. Reseptörler aracılığıyla  sinyali beyne ulaştırırlar.

 8. Proprioseptif Duyu: (eklem-kas)

Bedensel hareketlere eklemlerin verdiği tepkilerdir.Uyaranlara beyin vasıtası ile eklem hareketleri  ve kas şekilleri verirler. Etkiye uyarana tepki oluştururlar.

Duyusal Hassasiyet Nedir?

Şimdiye kadar duyu organımız ve onların işlevlerinden kısaca bahsettik. Bunları  temel duyu organımız ve bunlara ek 3 tane duyu organımızdan bahsederek bitirdik. Şimdi asıl işleyeceğimiz konuya geldik. Benim en çok önem verdiğim insanı tanıma süreci bu başlıkta yatıyor. Duyusal hassasiyet nedir? Duyu organları ve beyinle ilişkisi nasıldır?

Konuyu daha iyi anlamak için sorularla devam etmek ve cevaplamak istiyorum. Öncelikle duyu nedir ? Hassasiyet nedir? Temel olarak bunlardan bahsedelim.

Duyu: Bedenin çeşitli yerlerinde bulunan reseptörlerle ile algılanan –koku-tat-dokunma-koku-duyma 5 temel duyu organımız ile algılanan şeylerdir. 3 tane daha özelliği olan – vestibuler (denge-hız-hareket), interoseptif (iç organ duyuları), proprioseptif (eklem-kas) duyu organlarımızdır. Bunlar beyne doğrudan ileti sağlayarak bazen tanıma bazen yönlendirme bazen de problem çözme üzerine bedeni  harekete geçirir.

Beden beyin ile doğrudan ilişki içerisinde işlevsel olarak sürekli vardır. Yani bir parmak hareketi için bile binlerce nöron binlerce sinaps arasında bağlantı kurar. Komut gönderir bunu çok hızlı yapar.

Duyu bütünleme ne kadar önemli bir durum olduğunu anlatalım. duyu organları arasındaki bağlantı aynı işleri yaparken düşünsel ve hareketsel çokluk kullanmak gerekir. Örneğin; yürürken konuşun ve düşünün. Film izlerken durdurun ve düşünün hayal edin. Salıncakta sallanırken şarkı söyleyin. Duyu bütünleme eksik yönleriniz ya da duyusal hassasiyetiniz ile diğer duyu organımız arasında bağ kurmak ile gerçekleşir.

Mesela düşünmek beyninde yeni nöron doğurur ve yolar açar. Okuduğunu yahut yaşadığı durumla alakalı sesli-sessiz düşünme beyinler arasında iletişi kurmaya ve nöronları harekete geçirmeye anlamlandırmaya yara. Problemi çözer.  

Örnek: Üşüdüğümüzde beyine dokunma ya da iç organlar tarafından sinir uçlarıyla-reseptör- arcılıyla şu bilgi gider. Vücut sıcaklığın düşüyor. Önlem alman gerekiyor. Duyu organımız bu duyusal hassasiyeti beyne iletiyor. Beyin buna uygun çözüm bulmaya çalışıyor. Eğer daha önce bunun çözümüyle alakalı çalışmış ise cevap kolay ve net oluyor. Ya ortamdan uzaklaşıyor ya da titreyerek-sürtünerek kendini ısıtmaya çalışıyor. Beyin gönderdiği sinyaller ile giyme ihtiyacını belirtiyor.

Yukarıda örnekte basit bir üşüme işinin beden üzerindeki binlerce kombinasyondan seçimi azıcık anlattık.  Bu durumlar duyu ile anlaşılıyor. Duyu organlarımız bu durumu işliyor ve beynin gerekli odacığına götürüyor.

Duysal hassasiyet konusuna gelecek olursak. İnsanın duyu algı sevileri bulunur. Bazı durumlarda seviye yüksek bazen de alçakta olabilir.

Duyusal seviye işlerini duyu organların işlevleri üzerinden anlatalım.

İşitme duyumuz eğer alçak ise yüksek seslerden rahatsız oluruz. Aynı şekilde ani-tiz sesler bizi ürkütür ve korkutur. Bu durum duyusal hassasiyet göstergesidir.

Görme duyusunda da benzer örnek ile gidelim. Eğer bir köpek korkunuz varsa büyük küçük hepsinden korkarsınız. Ses değil görüntüsünden dahi. Bazen fotoğrafından bile gerilim yüklenir. Adrenalin ile tüm vücut gerilir. Kaçma eğilimine gireriz. Eğer Bu duyusal hassasiyete mecbur ya da maruz kalırsak sinirsel gerilim doğar. Bayılma, kusma, tansiyon artması gibi birçok sorun doğar. Bu hassasiyeti görsel anlamda uzaklaştırmak gerekir. Ya da kademeli yakınlaşma yapmak gerekir.

duyusal hassasiyet nedir

Fobileri yenme çalışmasıdır. Başka bir yazımızın konusu olduğu için oraya dönüyoruz.

Dokunsal hassasiyet ise tensel huylanma rahatsız olma durumudur. Bedenin beyin ile uyumu arsında bağlantı kopuklu oluşmasıdır. Mesela duyusal hassasiyeti olan birey bu konuda şöyle yaşar. Giydiği elbise onu kaşındırır. Huysuzlandırır. Çıkarmak ister. Kaşındırır. Bu onun duyu organında hassasiyet oluğunun göstergesidir.

Aynı şekilde organlardaki sorunlarda beyni harekete geçirir. Ve bedene emirler verir. Acıkan mide yemek bulması için bedeni iter. Duyuları harekete geçirir. Yemek bulma ister.

Tat ve koku hassasiyeti ise birbirine yakındır. İğrendiğimiz daha önce karşılaşmasak bile beynin hoşlanmadığı kokulardır. Bu hassasiyet tat-koku bütünlüğü içinde ya da ayrı olabilir. Mesela çok sevdiğim mandalinayı kokusu nedeniyle yiyemiyorum. Psikolojide başka anlamı olduğunu da biliyorum. Eğer bu durum doğuştan gelen bir özellik ise muhtemelen duyusal hassasiyettir.

Duysal eşik alçaklığı aşırı uyarılmaya neden olur ve bizi rahatsız eder. Duysal eşik yüksekliğinin normalden yüksekliği  ise uyarıcı arayışına neden olur. Hareketlerimiz duyu organımız tarafından verilen tepkiler bu yüzden değişik olabilir. Mesela temaslı uyaran arayan çocuk hareketlidir. Dokunmak ister. Keşfeder. Zıplar oynar koşar. Bedensel teması arar.

İnsan ya da nesneleri arar. Dağınıklığı teması sever. Yerinde duramaz. Duyusal olarak uyaran arar. 5 duyu sorunlarında ve 3 duyu organında aynı sorunlar oluşur. Çok yerseniz kusarsınız. Çok yemeye alışmış mide az yemek gelince sürekli yeme ister. Agresifleşir beden. Yorulur gerilir. Kızar… O yüzden önce duyularınızı sonra bedeninizi tanıyın.

Duysal hassas insanların çoğu yetenekli insanlardır. Çalışmayı bilirler. Çok işle ilgilenmeyi hareketi tempoyu severler. Çünkü zayıf oldukları noktaları beyin farklı çözümler üretmiştir. Sorunlarla çatışan beyin nöron odacıkları ile sinapslar arasında çözümler bulmuştur.

Araba sürme eylemi gibi düşünün. Bazısı ilk binişte sürebilir. Gaz-vites-debriyaj-fren direksiyon bağlantını çözer. Bazısı aylarca uğraşır ama yine çözer. Beyin bize bu işeri yaptıran. Duyu organları ile ileten daha önce çözümler bulan beyin daha hızlı sorun çözer. Problem çözmeye alışmıştır.

Duysal eşik ile alakalı duysal hassasiyet üzerinde yazdığımız bu yazıya birkaç cümle ile son veriyorum. Duyu organları beyin ile bir bütün her şeyi işleyen bir yönetim binası gibi. Bir devlet gibi. Her canlının her şeyin bir işlevi her duyu organımız bir işlevi tamamlıyor. Devlet gibi hiçbir boşluk yok. Oluşan boşluğu dolduran bir şeyler mutlaka var. Düzgün bir şekilde çalışması kargaşa-kaos olmaması için uyum ve belli düzen gerekli. Sorunlar olmalı ve beyin çözüm üretmeli. Duyu organımız nedir? 5 temel duyu nedir? İçsel duyular nelerdir?  Duyusal hassasiyet nedir ? gibi sorulara cevaplar aradık.

Sonuç olarak “duyu organımız ve 5 duyu nedir, nasıl çalışır?” sorularına  duysal hassasiyet üzerinden inceledik. Duyusal hassasiyet sorunu bir gelişimsel, bilişsel, eğitim sorununa dönüşmeden çözüm bulmanız uzmanından destek almanız şart.Hassas noktalarınızı ve eşiklerinizi keşfedin. İnsanlar ile iletişiminizde birincil yöntem kendinizi bir bütün olarak tanımaktır. Konu ile alakalı daha detaylı bilgiyi duyu bütünleme terapisti ve kurumlarında bulabilirsiniz.

Duyu organımız, duyu organlarımız, 5 Temel duyu nedir? 8 temel duyu organımız, 5 temel duyu, 8 duyu organımız, duyusal hassasiyet, duyusal hassasiyet nedir? Duyu bütünleme terapisti, duyu bütünleme

Yorum Yap

Yorum Yap